İSLAMDA YAŞAM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İSLAMDA YAŞAM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocukların başarılı olmaları için yüksek IQ yetmez
Çocukların başarılı olmaları için yüksek IQ yetmez
Pedegog Ali Çankırılı
AMERİKA’DA çalıştığım üniversitede çoğu öğrencilerin çarpım tablosunu ezbere bilmediklerini gördüm.
Her öğrencinin cebinde hesap makinesi vardı. Basit bir toplama ve çıkarma işlemini bile makine ile
yapıyorlardı. Bütün işlemleri makine ile yaptıkları için ilkokulda ezberledikleri çarpım cetvelini artık
hatırlayamıyorlardı. Bir öğrenciye sordum: " En basit işlemleri bile makine ile yapıyorsun, çarpım cetvelini
ezbere bilmiyorsun; makine bozulsa ne yaparsın?" Hiç düşünmeden cevap verdi: "Çarşıya gider yenisini
alırım."
Üretim araçlarının toplum hayatı üzerinde etkili olduğu ve yaşam biçimini değiştirdiği bir gerçek. Sanayi
devriminden sonra Avrupa toplumu hızla makineleşmeye başladı. Teknolojinin son hârikası "bilgisayar" çağa
damgasını vurdu. Yaşadığımız çağa "bilgisayar çağı", bilgisayar kullanan topluma da "bilgi toplumu" deniyor.
İnternet üzerinden istediğiniz bilgiye saniyeler içinde ulaşabiliyor, dünyanın öbür ucundaki insanla sohbet
edebiliyorsunuz.
Görsel bilgi araçları dediğimiz "multimedia," saniyeler içinde bilgiye ulaşmamızı sağlarken aynı zamanda bizleri
zihinsel tembelliğe alıştırıyor. Günümüzün bilim adamı, artık neyin ne olduğunu bilen değil, neyin nerede
olduğunu bilen insandır. Amerika’da üniversite öğrencilerinin çarpım tablosunu bilmedikleri gibi...
Bilgisayarı gözünde büyüten öğrencilerime diyorum ki, "Bilgisayar efendisinin verdiği emirlere uyan IQ’su
yüksek, EQ’su düşük bir köledir." Entellektüel veya akademik zekâya IQ (Intelligence Quantity), duygusal
zekâya da EQ (Emotional Quantity) diyoruz. Bilgisayar mekanik bir araçtır ve dolayısıyla duygusal zekâdan
yoksundur. Biliyorsunuz, yüzlerce kilometre uzaktaki hedefe ulaşabilen bombalı füzeler bilgisayarla
donatılmışlardır. Bilgisayar, fırlatılan bombalı füzenin tam istenilen hedefe ulaşmasını sağlar. Bu hedefin askerî
olup olmadığı bilgisayarı ilgilendirmez. Vurduğu hedef yüzlerce mâsum çocuğun yaşadığı "kimsesizler yurdu"
da olsa bilgisayar üzülmez...
Geçen gün, bir öğrenci tahtaya kalkarken ayağı sürçüp yere düştü. Yere düşen insanın psikolojisini bilirsiniz.
Düşüp bir yeri incindiği için değil, düşerken görüldüğü için üzülür. Sınıftaki öğrencilerin hemen yarıya yakını
düşen arkadaşlarına güldüler. Gülen öğrencilere hiç bir şey demeden tahtaya İngilizce şu cümleyi yazdım.
"Those who laughed at their falling down friend showed that they have a low EQ." (Düşen arkadaşlarına
gülenler, düşük bir EQ’ya sahip olduklarını gösterdiler.)
Bir mafya babasının IQ’su, kesinlikle, bir buluşa imza atan bilim adamının IQ’sundan aşağı değildir. Tarihin
gelmiş geçmiş büyük diktatörleri, terör örgütlerinin liderleri, çetebaşları hep IQ’su yüksek insanlardır.
Mevlana’nın IQ"su ile Hitler’in IQ’su hemen hemen aynıdır. Peki, bu iki insanı birbirinden ayıran nedir?
Neden biri insanlar arasında ayırım yapmaksızın onlara kucağını açarken, öbürü insanları fırınlarda yaktırdı?
Sebep, Mevlana’da EQ’nun yüksek; Hitler’de düşük olması.
Yaralı bir hayvanı görüp üzülmeyen, hatta bir de tekme atan, karınca yuvalarını bozan, kedilerin kuyruğuna
teneke bağlayıp eğlenen çocukların EQ’ları çok düşüktür ve acınacak haldedirler. Yine belediye otobüsünde,
yaşlı insanlara ve çocuklu bayanlara yer vermemek için, oturduğu koltukta uyur numarası yapan gençler; beş
yaşındaki çocuğunu yanına oturtan ve "bileti var" diyerek yaşlı insanlara yer vermesini istemeyen anneler,
kapıya gelen dilenciye hakaret ederek kovan insanlar da EQ yönünden fakirdirler.
Bir insanın yüksek entellektüel zekâya (IQ) sahip olması, o insanın içinde yaşadığı topluma faydalı olacağı
anlamına gelmez. Eğer bu insanın düşük bir duygusal zekâsı varsa, entellektüel zekâsını kendi ihtirasını ve
egosunu tatmin etme yolunda harcar. Kısa yoldan servete ve üne kavuşmak için, toplum zararına da olsa, her
türlü gayri meşru yolu denemekten çekinmez. Bankaların içini boşaltarak binlerce insanın birikimini kendi
kasalarına indirenler entellektüel zekâsı yüksek kimselerdir.
Batılı eğitim uzmanları, içinde yaşadığımız makine medeniyetinin insanları mutlu etmeye yetmediğini, maddi
yönden doyuma ulaşan insanların manevi yönden aç olduklarını ifade etmektedirler. Araştırmalar, mutlu bir
aile ortamında yetişen, seven, sevilen, paylaşmasını bilen, inançlı, faziletli, kendisiyle ve içinde yaşadığı
toplumla barışık insanların yüksek duygusal zêkaya sahip olduklarını, en zor şartlar altında bile ümitlerini
yitirmediklerini göstermektedir. Duygusal zekânın temelleri ancak bebeklik ve çocukluk yıllarında atılabiliyor.
Ailede adam yerine konmayan, sevilmeyen, horlanan, şiddete ve baskıya maruz kalan çocukların duygusal
zekâları gelişmiyor. Bu çocukların insanlara güveni olmadığı gibi, kendilerine de güvenleri yoktur. Sevgi ve
güven duygusu ancak yaşanarak kazanılıyor.
"Eti sizin kemiği benim." diyerek çocuklarını bize teslim eden anne babalara diyorum ki: "Kusura bakmayın,
yanlış geldiniz, burası kasap dükkanı değil; okul." Anne babaların en büyük yanlışı, çocuk adına ve çocuğa
sormadan her şeye kendilerinin karar vermeleri. Savunma olarak da ,"Biz onun için her türlü fedakârlığa
katlanıyoruz ve en iyisini yapmaya çalışıyoruz." derler.
Çocuklarını yatılı okula veren anne babalar çok iyi düşünmeli, çocuğa sormadan ve onun onayını almadan
karar vermemelidir. Eğer çocuğa yeterli sevgiyi ve güveni verememiş iseniz, çocuk yaptığınız fedakârlığı
bilemez. Sevilmediği ve istenmediği için yurda verildiğini zanneder. Yatılı okullarda bu tür çocukların sayısı az
değildir. Kendilerini evden uzaklaştıran anne babalarından intikam almak için ders çalışmazlar. Yurttan
atılmak için bilerek kuralları çiğnerler. Yatılı okulda kalan çok zengin bir ailenin tek erkek çocuğu hırsızlık
yaparken yakalandı ve bize getirildi. Çocuk, yaptığı işten utanmadığı gibi adeta zevk alır gibi bir hâli vardı.
Yaptığımız psiko-terapide çocuğun babadan intikam almak için hırsızlık yaptığı ortaya çıktı. Baba, hırsız bir
oğlu olduğu için toplum içinde utanç duyacak ve yıkılacaktı.
Aileden problemli gelen çocuklar, duygusal zekâları düşük olduğu için, bizi çok uğraştırıyor. Onlara sevgi ve
güven duygusunu kazandırmada zorlanıyoruz. Aileler, çocuklarını özel okullarda okutmakla, markalı
mağazalardan giyindirmekle ve ceplerine bol harçlık koymakla görevlerini yaptıklarını zannetmesinler.
Çocuklar, maddi yönden doyuma ulaşmış, ancak manevi yönden açtırlar. Manevi açlık başarısızlığı da
beraberinde getiriyor. Zengin aileler, bu sırrı bilemedikleri için çocuklarının başarısızlığını bir türlü
hazmedemezler. Sebebini okulda ve öğretmenlerde ararlar. "Çocuğum çok zeki, çalışsa yapar; ama
çalışmıyor. Yaptığımız bunca fedakarlık boşa gidiyor" derler. Çocuğun manevi yönden açlık çektiğini,
kendisine güveni olmadığını, sorumluluk duygusu kazanamadığını bilmezler. Söyleseniz de kabul etmek
istemezler. Her şeyi okuldan beklerler.
Çocuklarınızın başarılı olmaları için yüksek IQ’ya sahip olmaları ve maddi ihtiyaçlarının giderilmesi yetmez.
Onlara yeterli sevgiyi, ilgiyi, güveni, yardımlaşmayı ve paylaşmayı kazandırarak EQ’larını yükseltmeniz
gerekir. Zafer Dergisi
Cumartesi, Nisan 07, 2012 | Etiketler: İSLAMDA YAŞAM | 0 Comments
Yeni doğan bebekler ve yapılması gerekenler
ـ3ـ وعن أبى رافع رضِىَ اللّهُ عنهُ قال: ]رَأيْتُ رَسُولَ اللّهِ # أذَّنَ في أُذُنِ الحسنِ بنِ عليّ رضى اللّهُ عنه حينَ وَلدتْهُ فاطمةُ رَضِىَ اللّهُ عنها[. أخرجه أبو داود والترمذى وصححه.زاد رزين: وقرأ في أذنِهِ سورةَ ا“خص وحنَّكهُ بتمرةٍ وسماهُ .
3. (141)- Ebu Râfi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Fatıma (radıyallahu anhâ) oğlu Hasan (radıyallahu anh)'ı doğurduğu zaman, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı kulağına ezan okurken gördüm."[49]
AÇIKLAMA:
Yeni doğan çocuğa yapılması gereken bir kısım muâmeleler var. 139-141 numaralı hadisler bunlardan mühimlerine temas etmektedir. Tahnîk'le ilgili açıklamayı 124 numaralı hadiste kısmen yapmıştık. Burada, bebeğin sarılacağı bezden başlamak üzere, gösterilmesi gereken alâkaları, Hz.Peygamber'in Sünnetinde Terbiye adlı kitabımızdan bazı özetlemelerle aynen iktibası uygun buluyoruz.[50]
İlk Libâs:
Bir kısım hadisler, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in doğumu yaklaşan kızı Fâtıma'ya, daha doğum yapmadan, hususî alâka gösterdiğini haber vermektedir. Hz. Fâtıma'nın doğumunda hazır bulunanlardan Sevde Bintu Misrah'ın özetleyeceğimiz şu rivayetinden Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in doğacak çocuğun annesine gösterdiği ilgiden sonra, doğan çocukla ilgili olarak da evvelemirde çocuğun sarıldığı bezle alâkadar olduğunu öğrenmekteyiz: "Sevde'nin belirttiğine göre doğum sancısı başlar başlamaz Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) gelir ve Hz. Fâtıma'nın hâlini hatırını sorduktan sonra:
"Doğum olunca bana haber vermeden çocuğa hiçbir şey yapmayın" der. Çocuk doğunca Sevde göbeğini keser ve sarı renkli bir beze sarar. Az sonra gelen Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), doğum olup olmadığını, Fâtıma'nın hâl ve hatırını sorar. Sevde'nin:
"Yâ Resûlallah, çocuk doğdu, göbeğini kestim ve sarı beze sardım" cevabı üzerine Hz. Peyamber (aleyhissalâtu vesselâm) öfkelenir ve:
"Bana âsi oldun" der. Sevde'nin:
"Allah ve Resûlüne âsi olmaktan Allah'a sığınırım ya Resûlallah, ben onun göbeğini kestim, bunu yapmaya da mecburdum" cevabı üzerine
"çocuğu bana getir" der. Sevde çocuğu getirir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sarı bezi atar ve beyâz bir bez içerisine sarar. Tükrüğünden çocuğun ağzına koyarak onu yutmasını sağlar. Sonra Hz. Ali'yi çağırtır ve ne isim koyduğunu sorar..." vs.
Kezâ Hz. Ali'den gelen bir rivayette Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in: "Doğan çocuğa süt vermezden önce bana haber et, benden önce süt verme" meâlinde Hz. Fâtıma'ya emir verdiği belirtilir. Hz. Ali, Fâtıma'nın Hz. Hasan'ın doğumunda bu emri yerine getirdiğini, Hz. Hüseyin'in doğumunda yerine getirmediğini ve babası gelmezden önce süt emzirmiş bulunduğunu zikreder. Ayrıca Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in Hasan'ın ağzına kendisinin bilmediği bir şey koyduğunu, bu sebeple de Hasan'ın Hüseyin'e nazaran daha bilgili (a'lem) olduğunu ifade eder.[51]
İlk Gıda (Tahnik):
Bu iki hadisten anlaşıldığı üzere Hz. Peygamber yeni doğan çocuğun midesine ilk inen gıdâya dikkat etmektedir ve bunun ana sütünden başka bir şey olmasını istemektedir. Nitekim muhtelif rivayetler, bu ihtimâmı sâdece kendi torunları için göstermeyip umûmî bir prensip hâlinde bütün Müslüman çocuklarına teşmîl ettiğini ifâde etmektedir. Hz. Aişe, doğduğu zaman çocukların Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e getirildiğini, O'nun da bunlarla hayır dua edip tahnik'de bulunduğunu belirtir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in tahnik ettiklerinden Ebû Mûsâ'nın oğlu İbrâhim, Münzir İbnu Ebi Useyd, Abdullâh İbnu Abbâs, Abdullâh İbnu Zübeyr vs. sayılabilir. Hattâ Enes'den gelen bir rivayete göre, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), doğumu yaklaşan Ümmü Süleym'e (Enes'in annesi) Enes'le haber salarak:
"Çocuğun göbeğini kesince bana haber ver ve benden evvel ağzına hiçbir şey koyma" diyerek mesaj yollamıştır. Ümmü Süleym istenen şekilde hareket eder. Bebeği götüren Enes, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'i bir bahçede bulur, o da çocuğu acve denen iyi cins hurmadan üç adediyle tahnîk eder. Kaynaklarımızda tahnik edilmek üzere getirilen çocukların zaman zaman Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in üzerine akıttıklarına dâir teferruâta da rastlanır.
Gerek kızı Fâtıma'ya, gerek Ümmü Süleym'e: "Benden evvel çocuğun ağzına bir şey koymayın" diye haber salması, bu emrin uygulandığı Hz. Hasan'ın, emrin uygulanmadığı Hz. Hüseyn'e nazaran daha a'lem olduğunun Hz. Ali tarafından itirafı, tahnik meselesinin terbiyede ihmâl edilmemesi gereken bir husus olarak anlaşıldığını göstermektedir.
İslâm terbiyecileri bu sünneti, çocuğu bir âlime götürerek tahnîk ettirmek sûretiyle ibka ettirmişlerdir.[52]
Dua:
Çocuk dünyaya gelince ilk yapılan muâmelelerden bir diğeri de duadır. Tahnik için getirilen çocuklara aynı zamanda dua da edildiğini, Hz. Aişe'den Müslim'den gelen bir rivayet te'yid etmektedir. Yine Hz. Aişe'den Ebû Dâvud'da tahric edilen bir vecihte "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e çocuklar getirilirdi, O da onlara bereketle dua ederdi" denmektedir. Buhârî'nin bu mevzu için: "Çocuklara bereketle dua ve başlarını okşama babı" meâlinde bir bab ayırmış olması da, meselenin sünnetteki ehemmiyetini tescîl eder.
Mu'âviye İbnu Kurre'nin şu sözlerinden, doğumda verilen ziyâfetten bir gâyenin de çocuk için başkalarının duasını kazanmak olduğu anlaşılmaktadır. Diyor ki "Oğlum Iyas dünyaya geldiği vakit Ashâb-ı Nebîden bir gurub dâvet ettim. Onlara ziyâfet verdim. Yemeği yedikleri zaman dua ettiler. Ben onlara: "Siz dua ettiniz, Allâh duanızdan dolayı sizleri mübârek kılsın. Şimdi de ben dua edeceğim siz âmin deyin" dedim ve çocuk için dini ve aklı hususunda pek çok dualarda bulundum...
Hemen şunu ilâve edelim ki çocuğa yapılan dua doğumunun ilk gününde tahnik sırasında yapılan duadan ibâret değildir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ileri yaştaki çocuklara da dua ettiğini mânevî tevâtür derecesini bulan rivayetler te'yid etmektedir.
Pek çok misâlden birkaçını zikredelim. Hz. Hasan ve Hüseyin'e "Euzu kema bikelimatillahi’t-tammeti min kulli şeytanin vehametin vemin kulli aynin lametin." sözleriyle her vesilede dua eder ve bu dua ile Hz. İbrâhim'in İsmâil ve İshâk'a dua ettiğini kaydederdi. Enes'in rivayetine göre Ensâr'ı sık sık ziyaret Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in âdeti idi. Bu ziyaretlerde evlere yaklaşınca Ensâr çocukları etrâfını sarar, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) de onlara selam verir ve dua ederdi. İbnu Abbâs:
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) beni kucakladı ve: "Allah'ım buna hikmeti öğret" diye dua etti" der. Enes'e de "Mal ve evladını çok ve ömrünü uzun kılması ve verdiklerinin Enes hakkında hayırlı ve mübârek olması için dua etmiştir.
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) nazarında dua; mü'minin silâhı, dinin direği, semâvât ve arzın nûrudur.[53]
İlk Telkini
ilk telkinden murâd, çocuğun kulaklarına okunan ezan ve ikâmettir. Rivayetler, Hz. Hasan ve Hüseyin doğdukları zaman Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in, kulaklarına, aynen namazda okunan ezanla ezan okuduğunu ifâde etmektedir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'den "Kimin bir çocuğu olur da sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okursa ona "Ümmü Sıbyân (denen ve çocuklardan ayrılmayan bir cin)" zarar vermez" şeklinde bir tavsiye rivayet edilmişse de, sened yönüyle nakkâdlarca zayıf olduğu ileri sürülmüştür.
Her hâl u kârda Hakîm tarafından sahîh, Tirmizî tarafından hasen, -sahih- kabul edilen birinci rivayet, müşâhedemizin, her çeşit idrâk, tefehhüm ve ifâdeden uzak bildiği çocuğun daha ilk günden ihmâl edilmeyip, iyi telkinata maruz kalması gerektiği fikrine canlı bir remz olmaktadır. İslâm terbiye ve ahlâkçılarına "Tahsîl ve terbiyenin mevsimi beşikten mezâra kadardır" hükmünü verdiren bu ve benzeri hadisler olsa gerek.[54]
Sürur:
Çocuğu "semeretu'l-kulûb (kalblerin meyvesi)" ve "kurretu'l-ayn (gözün nuru)" olarak tavsif eden Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) için doğum büyük bir sevinç vesîlesidir. Nitekim oğlu İbrâhim doğunca kendisine doğum müjdesini getiren mevlâsı (âzadlı köle) Ebû Râfi'e bir köle hediye etmiştir. Ashâb'ın sünnetinde aynı sürurun bir başka tezâhürüne rastlamaktayız. Bu da doğum vesîlesiyle ziyafet vermektir. Buhârî, el-Edebü'l-Müfred'de bu konu ile ilgili olarak "ed-Da'vetu fi'l-Velâde (Doğum vesilesiyle ziyafet verme)" ismi altında bir bâb ayırır. İbnu Hacer de doğum vesîlesiyle ziyâfet vermenin meşruiyyetini belirtir ve bu vesîle ile ziyâfete müteallik geniş bir malumat sunar. Doğum vesîlesiyle ziyafet verenlerden Mu'âviye İbnu Kurre, sofrasına çağırdığı Ashâb gurubunun çocuk için dua etiklerini tasrih eder.
Yeri gelmişken hatırlatalım ki, Kur'ân-ı Kerîm'de de doğacak çocukla ilgili haberler "müjdelemek" mastarıyla gelmiştir. Hz. İsmâil (aleyhisselam)'in, Hz. İshâk (aleyhisselâm)'in, Hz. Yâkub (aleyhisselâm)' un Hz. Yahyâ (aleyhisselam)'nın verilişleri müjde olarak bildirilmiştir. Doğum sırasında izhâr-ı sürur, câhiliye devrine aykırı olarak, kız ve erkekler her ikisi için de yapılmalıdır. Câhiliye Arapları erkekler doğduğu, kızlar da öldüğü zaman ebeveyni tebrik ederdi.[55]
Yedinci Gün
İbnu Abbas'dan gelen bir rivayet, çocuğun doğumunun yedinci gününde yedi şey yapmanın sünnet olduğunu beyân eder.
1- İsim verilir ve sünnet edilir,
2- Ondan eza bertaraf edilir,
3- (Kızsa) kulağı delinir,
4- Akîka kesilir,
5- Başı traş edilir,
6- Akîka kurbanının kanı sürülür,
7- Traş edilen saçın ağırlığınca altın veya gümüş tasadduk edilir.
Akîka ve buna müteallik olarak yapılan ameliyenin yedinci güne te'hirini Dihlevî, ilk günlerde aile halkının doğum yapan anne ve yeni doğan çocukla meşgul olmaları, kurbanlığın bulunması vs. ise, hususî bir gayret ve meşgûliyet gerektirdiği hikmetine bağlar.
Şimdi yedinci günde yapılacak bu işleri kısaca görelim:
İsim:
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in hassasiyetle üzerinde durduğu bir husus çocukların ismidir. Bir kısım hadisler, Resûlu Ekrem'in doğumun daha birinci gününde çocuğa isim verdiğini teyid ederse de diğer bir kısım hadisler yedinci günü tesmiye edilmesinin gerektiğini ifade etmektedirler. Hadislerdeki bu ihtilâflı durumu Buharî, ilgili bâba: "Akîka kurbanı kesmeyecekler için çocuğun doğduğu günün akşamı tesmiyesi bâbı" diyerek başkasında rastlanmayan latif bir te'lifle halleder. İbnu Hacer'in de belirttiği gibi Buhârî'nin mezkur babında doğumun ilk günü tesmiye edildikleri zikredilen çocuklar için akîka kurbanı kesildiğine dâir sarahat mevcût değildir. Nitekim az sonra görüleceği üzere akîka kurbanı vücûbiyetten çok, istihbab ifâde eden bir tavsiyedir.
Her hâl u kârda tesmiyeyi 7. günü yapma şıkkı da iltizam edilse "daha önce isme muhtaç değildir" gerekçesi ne nass ne de makulat yönünden pek o kadar geçerli görülmüyor. Zirâ Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) düşük çocukların bile tesmiye edilerek gömülmesini emretmektedir.
Tesmiyede dikkat edilecek husûs, çocuğa verilecek ismin güzel olmasıdır. Sünnet her babanın evladına karşı vazifelerinden biri olarak ona güzel bir isim vermesini zikreder ve şöyle emreder: "Siz kıyâmet günü kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız, öyle ise isimlerinizi güzel kılın". Mânevî tevâtür derecesini bulan rivayetlerin tesbit ettiği üzere Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bir çok kimsenin ismini kötü olduğu için değiştirmiştir. Güzel isimle ilgili olarak sünnette gelen ısrardan mülhem olarak, birçok âlimler ismin müsemmâya te'sir edeceğini ileri sürmüşlerdir.[56]
Akîka:
Akîka kurbanı, eski câhiliye Arabları tarafından yapılagelen bir âdetti. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), "Sehavet çağrısına uyup, cimriliği red, Hıristiyanların vaftizine mukâbil bir fiilin, Hanîfler nezdinden de bulunması istihbab, hac sırasında yapılan traş ve kurban menâsikine teşebbühle millet-i İbrâhim'e intisabın ilânı" gibi hikmetleri mutazammın olması hasebiyle Müslümanlar için de meşru kılarak: "Her çocuk akîkası ile rehinlenmiştir, yedinci günü onun adına kurban kesilir, saçı traş edilir ve isim konur." demiştir.
Akîka kurbanı ile ilgili hadislerin bir kısmı zahiren vücubiyyeti ifade ederken diğer bir kısmı da sâdece istihbâb ve mendubiyyet ifâde etmektedir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bizzat kendisi, torunları Hasan ve Hüseyin için birer koçla akîka kurbanı kesmiş olmasına, akîka hakkında soranlara da: "Çocuğu doğan istediği takdirde kurban kessin" demiş olmasına rağmen, bu hususta bir grub: "bid'adır", diğer bir grup da "vâcibtir" diyecek kadar ifrat ve tefrîte düşmüşlerdir. Ashâbdan bâzısı müstahab olduğunu ifade için mübalağalı bir ifâde ile: "Bir kuş da olsa akîka kesmek müstehâbdır" demiştir. Keza rivayetler Hz. Fâtıma (radıyallahu anhâ)'nın çocukları Hasan ve Hüseyin, Zeyneb ve Ümmü Gülsüm için Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anh) ve Urvetu'bnu Zübeyr (radıyallahu anh)'in erkek her bir çocukları için birer koç kurban ettiklerini bildirmektedir. Enes (radıyallahu anh)'den gelen bir rivayette "Bi'setten yâni peygamberlik geldikten sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in bizzat kendisi için de akîka kurbanı kestiğini" öğreniyoruz.
Hadisler, hey'et-i umumiyyesi ile akîkanın, doğumun yedinci gününde olmasını emretmesine rağmen Hâkim'in Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)' dan bir tahricine göre yedisinde yapılmadığı takdirde 14 veyâ 21. günlerinde de olabileceğini ifade eder. İbnu Hacer: "Muhtar olan 7. gün olmakla beraber bülûğ yaşına kadar akîka yapılabileceğini, yapılmadığı takdirde bülûğla sâkıt olacağına kail olanlardan bahseder. Yedi günü doldurmadan ölenler için akîka terettüp etmez. Abdurrezzak'ın Musannaf'ında rastladığımız bir teferruata göre, kesme çocuğun başını traşa tekaddüm etmelidir. Akîkanın eti diğer kurbanlarda olduğu gibi yenilir ve hediye de edilir. Yine Hâkim'in bir tahricine göre Hz. Hüseyin için kesilen akîkanın bacağının ebeye verilmesi Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) tarafından emredilmiştir.
Akîka, Arapların câhiliye âdetlerinden olması hasebiyle bununla ilgili bir kısım âdab ve örfleri vardı. Bu cümleden olarak kesilen kurbanın kanından çocuğun başına sürülürdü. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bunu yasaklamış, onun yerine za'ferân veya halûk sürülmesini emretmiştir.
Ebû Dâvûd'da Katâde'den gelen ve akîka kanından çocuğun başına sürülmesini ifade eden hadis, bizzat Ebû Dâvud tarafından tenkid edilerek hadisi Katâde'den rivayet eden Hemmam'ın "Yusemma: isim verilir" tabirini "Yudemma: kân sürülür" şeklinde ifâdeye dökerek yanıldığına dikkat çekilmiştir. Ebu Dâvûd, hadisin "kan sürülür" şekliyle amel edilmeyeceğini söyler. Fethu'l-Bârî'de, Katâde'nin bu meseleye İslâmî âdâbı beyân değil, câhiliye devrini tasvîr maksadıyla temâs etmiş olabileceği görüşü kaydedildikten sonra İbnu Abdilberr'in: "Hemmâm hıfzını tam yapmış, vehim ve hatâya düşmemiş ise bu mensuhtur" dediği zikredilir. Bundan sonra İbnu Hacer bu hadisin mensuh olduğuna delâlet eden muhtelif rivayetler zikreder.
Şu hâlde bazı âdab ve terbiye kitablarında akîka kanından çocuğun alnına sürüleceğine dâir gelen beyanlar, ekseri rivayetlere muhâlif düşmekle ma'lûl ve en azından mensuh durumda olan bir hadise istinâd etmektedir. Kezâ yurdumuzda çeşitli vesilelerle kesilen kurbanın kanından ilgili şahısların alnına sürülme âdeti de menşeini bu rivayetten almış olabilir.[57]
Sünnet
Bir kısım hadislerde Sünnet beş fıtrattan biri olarak zikredilir: "Beş şey fıtrattandır: 1- Hıtân (sünnet), 2- Etek traşı, 3- Koltuk altının yolunması, 4- Tırnakların kesilmesi, 5- Bıyıkların kesilmesi."
Fıtrat kelimesi ile, "geçmiş enbiya ve şeriatlerin üzerinde müttefik oldukları ve bizim de uymamız gereken dinî esâslar" olarak anlaşılınca hitânın çok eskilere uzanması ve muhtelif milletlere şâmil bir örf olması îcâbeder. Kitâb-ı Mukaddes'te sünnetle (hitân) ilgili en eski haberler Yahûdiler ve Mısırlılar üzerine gelmiştir. Puchmann, sünnet üzerine yazdığı kitapta bu ameliyenin eksikliğini ifade için mübalağalı bir üslubla: "Milyonlarca seneden beri cârî, insanlar arasında mevcûd ameliyelerin en eskisi" olarak tavsîf eder. Sözüne delîl olarak eski kaynaklara atfen Mısırlılar, Koptlar, Habeşli zenciler vs. tarafından çok eski devirlerde tatbîk edildiğini gösterir. Nitekim milâttan önce beşinci asırda yaşamış olan Heradot, Mısır'ın bu âdetinden, istihzâî bir tarzda: "Temizliği çirkin olmaya tercîh ettikleri için temizlik uğruna sünnet olurlar" diyerek söz eder.
Bir kısım hadislerde, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) sünneti ilk defa Hz. İbrahim'in teşrî ettiğini bildirir. Bizzat Hz. İbrahim' in sünnet olduğundan da söz eden rivayetler onun sünnet yaşı husûsunda çok farklı rakamlar verirler. Bunlardan bâzılarına nazaran sekiz, bazılarına nazaran 80 ve hattâ 120 yaşlarında sünnet olmuştur.
Kelime-i Şehâdette olduğu gibi Müslümanla kâfiri birbirinden ayıran bir alamet olarak telakki edilen sünnet ameliyesi, bâzı âlimlerce vâcib ve hattâ farz denecek kadar mühim dinî bir emir kabûl edilmiştir. Şâfiîler "Bülûğ yaşına ermezden önce çocuğu sünnet etmek velîsine vâcibtir" der. Bir kısım âlimler de sünnet olmadıkça, mühtedînin Müslümanlığının nâkıs olacağına, sünnetsizin namazının câiz olmıyacağına, kestiğinin yenilmeyeceğine, Kâ'be'yi tavaf edemiyeceğine hükmetmiştir. Hadis de bu hususta "İslâm'a girince küfür tüyünü at, sonra sünnet ol" diye emreder. Hülâsa bazı âlimlere: "Hayatına mâl olacak dahi olsa", yaşlı kişinin bile sünnet olması gerektiği hükmünü verdirecek kadar bu meseleye ehemmiyet verilmiştir.
Sünnetin yapılacağı zaman husûsunda da ihtilaf mevcuttur. Bu konudaki bir kısım hadisler, doğumun yedinci gününü sünnet günü olarak tâyin etmesine rağmen, Cumhur bunu istihbâb mânasında anlayarak belli bir vakitle tahdîd etmemek gerektiği, hele küçükken sünnet etmenin vâcib olmadığı hükmüne varmıştır. Bu meyânda "çocuğu ancak on ve daha ileri yaşlarda -namaz için- dövmeye müsâade eden hadisleri" de nazar-ı itibâra alan bir kısım âlimler, sünnet etmenin dayaktan daha çok ezâ vereceğini gözönüne alarak büluğdan önce sünnet etmeye haram diyecek kadar ileri gitmişlerdir.
Sünnetin ileri yaşlarda olması gerektiğine inananların delillerinden biri, Buhârî'nin şu tahricidir: "İbnu Abbâs'a soruldu: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) vefat ettiği zaman sen ne kadardın? Cevâben: "O zaman ben sünnetliydim" der ve ilâve eder: "O vakit, idrâk edinceye kadar, erkekleri sünnet etmezlerdi."
Doğumun ilk günden (başlayıp yedinci günü, yedi yaş, dişeme yaşı (yedi yaş civarı), 7-10 yaş arası, onuncu yaş, büluğ yaşı gibi çeşitli vakitler üzerine yapılan ihtilafı Mâverdi şöyle neticeye bağlar: Sünnet için iki vakit mevcûddur: 1- Vakt-i vücûb, 2- Vakt-i istihbab. Vücub vakti büluğ zamanıdır. İstihbâb vakti bülûğdan önceki yaşlardır. Muhtâr olan da doğumun yedinci günüdür. Nevevî de doğumun yedinci gününde sünnet etmeyi müstehab addeder.[58]
Kızların Sünneti:
Kızların da sünnetinden bahseden bir hadiste: "Hıtân, erkekler için sünnet, kadınlar için mekrüme (şeref verici)dir" denmektedir. Senedindeki zayıflığa rağmen hükmüyle amel eden Ebû Hanîfe, hadisin zâhirine bakarak, sünneti erkekler için mendub, Şâfiî ise her ikisi için de vâcib hükmünü çıkarmıştır. Her hâl u kârda sünnet mevzûunda kadınlarla ilgili olarak da İslâm âlimleri farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Bir kısmı, bu meyânda, Maşrık kadınları ile Mağrib kadınlarının fizyolojik bakımdan farklı olduklarını kabul ederek Maşrık kadınlarındaki yaradılıştan gelen fazlalık sebebiyle, sünnetle yükümlü olduklarına, öbürlerinde ise böyle bir fazlalığın bulunmayışı sebebiyle sünnetle yükümlü olmadıklarına hükmetmişlerdir.
Rivayetler Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) zamanında, bizzat Medine'de, kızların sünnet edildiğini ve sünnet etmeyi kendilerine meslek edinmiş kadınların bile bulunduğunu ifâde etmektedir. Mezkûr rivayetlerden, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in kızların sünnet edilmeleriyle yakînen ilgilenip sıhhata uygun bir tarzda olması için tâlimât verdiğini de öğrenmekteyiz. Ebû Davûd'un rivayeti şöyle: "Medine'de bir kadın (ki ismi Ümmü Atiyye'dir) kızları sünnet ediyordu. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) ona: "Fazla derin kesme, böyle yapman hem kadın için ahzâ (en ziyâde haz ve lezzet vesîlesi) hem de kocası için daha hoştur" der. Hz. Ali'den gelen bir rivayette sünnetci kadına Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in birisini yollayarak (çağırttığını) ve "Sünnet ettiğin zaman üstten hafifçe kes, fazla dipten kesme..." dediğini öğreniyoruz. Kızları bu şekilde sünnet etmenin sebep ve maslahatı -ki Ebû Dâvûd'un rivayetinde "kadın için ahzâ, kocası için daha hoş"diye ifade edilmişti- farklı rivayetlerde aynı mânâyı müfid olarak değişik kelimelerle ifâde edilmiştir: Münâvi, mezkur hadisi şerh sadedinde, kadınlardaki sünnet mahallinin derin kesilmesi hâlinde, kadının cinsî arzusunun söneceği, binnetice kocası ile cimâdan nefret sonucu zinaya kadar gidebileceği husûsunu belirtir. Kezâ Ebû Dâvud şârihi Azimâbâdî de aynı hadisin şerhinde bu meselenin kadının ve kocasının cinsî hayatında meydana getireceği te'sîrlere genişçe yer verir.[59]
Merâsim:
Bazı rivayetler, bizzat Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde sünnet ameliyesi ile ilgili olarak ziyafet verilmediğini kaydederse de, diğer bir kısım ve senedce daha kavî olduğu kabul edilen rivayetler Ashâb'dan bir çoğunun sünnette eğlenceye de yer veren husûsî bir merasim yaptıklarını ifade etmektedir: "Abdullâh'ın rivayetine göre, babası Hz. Ömer, bir çalgı sesi duyunca endîşelenir, ancak bunun düğün veya sünnet eğlentisi olduğu söylenince sükut ederdi. Buhârî el-Edebü'l-Müfred'de, Abdullâh İbnu Ömer'in iki oğlunu beraberce sünnet ettirip koç kestiğini, Ümmü Atiyye'nin kızkardeşi Aişe'nin de sünnet edilen kızları eğlendirmek için çalgıcı Adiyy'i çağırttığını kaydeder.
Sünnet vesilesiyle yapılan dâvete i'zâr dendiğini kaydeden İbnu Hacer kız ve erkek için herhangi bir tefrikden bahsetmezken, Muhammed İbnu'l-Hâcc el-Mâlikî: "Erkek çocukları sünnet ederken alenî yapıp izhar etmenin, kız çocuklarını sünnet ederken gizli yapıp mahfî bırakmanın" sünnet olduğunu söyler.[60]
Kulağın Delinmesi:
Yedinci günde yapılması gereken ameliyelerden biri de çocuğun kulağının delinmesi olduğu daha önce zikredilmişti. Bu, zinet maksadıyla kız çocukları için tanınan bir cevâzı ifâde eder. Erkek çocukların kulaklarının delinmesi mekruhtur. Hanbelîler, -hasıl edeceği elem sebebiyle- kızlar için de kerâhetine hükmetmiş olsalar da Hanefîler, câhiliyye âdetlerinden biri olmasına rağmen sünnette nehiy gelmemiş bulunmasına binâen tecviz etmişlerdir.[61]
Ezâ'yı Temizlemek:
Yedinci günde çocuğa tatbik edilecek muâmeleleri beyan eden rivayette kız, erkek tefriki yapılmaksızın akîka kesip "ezâ"nın temizlenmesi emrediliyordu. Müteaddid hadislerde mükerreren gelen bu "ezâ"nın temizlenmesinden maksad nedir? Şârihler, umumiyetle ezâ ile, başın traş edilmesini anlamış iseler de bundan murâdın "câhiliyye devrinde câri olan akîka kurbanının kanından çocuğun başına sürme âdetinden men" "sünnet etme", "doğum sırasında bulaşmış olan pisliklerin temizlenmesi" olduğunu söyleyenler de olmuştur. Taberânî'de İbnu Abbâs'dan gelen "Ondan ezâ temizlenir, başı traş edilir" rivayetinde ezânın temizlenmesi ve traş, ayrı ayrı zikredilmiş olmasını nazar-ı itibara alan İbnu Hacer, ezânın temizlenmesi tâbirini, "başın traş edilmesi"nden daha umumî bir mânâya hamletmenin daha doğru olacağını kaydeder. Buna delîl olarak bazı rivayetlerde "ezâ" kelimesinin yerine "akzâr" kelimesinin de geldiğini gösterir, fakat müşahhas ve belli bir mânayı tercîh etmez.
Kelimenin lügat mânası da bu husûsta bize yardımcı olmamaktadır. Zira, lügatta büyük olmayan zarar ve ayıp (kusur) mânâlarına gelen bu kelimenin hadiste yoldan gelip geçenleri rahatsız eden herşey, beden, elbise vs.'ye bulaşan pislik, hacc sırasında başta peyda olan bit, pire gibi rahatsız edici şey, başkasına sebep olunan huzursuzluk, sıkıntı vs. çeşitli mülâhazalarda kullanılmıştır. Aynı kelime Kur'ân-ı Kerîm'de de hadiste olduğu gibi muhtelif mânalarda müteaddid seferler istimâl edilmiştir.
Yedinci günde çocuğa yapılması gereken yedi ameliyeyi sayan hadiste de görüldüğü gibi "başın temizlenmesi ayrıca zikredilmiş olmasına nazaran, İbnu Hacer'in de dediği gibi, bunu sâdece traşa hamletmek oldukça zor olsa gerek. Şu hâlde bunu İbnu'l-Esîr'in en-Nihâye'de belirttiği üzere "saça, necasete ve doğum sırasında çocuğun başına bulaşmış olan her çeşit pisliğe" teşmil etmek gerekmektedir.[62]
Başın Traş Edilmesi
Akîkayı emreden hadisler, umumiyetle çocuğun başının traş edilmesini ve saçın ağırlığınca altun veya gümüş tasadduk edilmesini emretmektedir. Rivâyetler Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in torunları Hz. Hasan ve Hüseyin'le bizzat ilgilenip onlar için akîka kestiğini, kızı Fâtıma'ya da: "başlarını traş edip ağırlığınca tasaddukta bulunmasını" emrettiğini; Hz. Fâtıma'nın, Hasan, Hüseyin, Zeyneb ve Ümmü Gülsüm (radıyallahu anhüm ecmaîn) her birinin saçlarını traş edip ağırlığınca gümüş tasadduk ettiğini, hatta Hüseyin'in saçının bir dirhem geldiğini bildirmektedir.
Dehlevî bu tasadduku, çocuğun, cenin halinden bebeklik haline geçmesi gibi son derece mühim bir nimete şükrân borcunun ifâdesi olarak değerlendirir.[63]
[49] Ebu Dâvud, Edeb: 116, (5105); Tirmizî, Edâhî: 17, (1514). Tirmizî hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Rezîn şu ziyadeyi kaydeder: "Kulağına İhlas sûresini okudu, hurma ile tahnik etti ve ismini koydu." İbrahim
kaynaklar
[49]Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/448.
[50] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/448.
[51] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/448-449.
[52] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/449-450.
[53] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/450-451.
[54] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/451.
[55] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/452.
[56] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/452-453.
[57] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/453-454.
[58] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/454-456.
[59] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/456-457.
[60] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/457.
[61] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/457-458.
[62] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/458.
[63] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/458-459.
Pazar, Nisan 01, 2012 | Etiketler: HADİSİ ŞERİFLER, İSLAMDA YAŞAM | 0 Comments
Kur’ân-ı Kerim’de "nikâh" kelimesi, türevleriyle birlikte 23 yerde geçer
Kur’ân-ı Kerim’de "nikâh" kelimesi, türevleriyle birlikte 23 yerde geçer.[21] Karı-koca -eş-anlamındaki "zevc-zevce" kelimeleri ise Kur'an'da 81 yerde zikredilir.[22] Bütün bunlar, Kur'an'ın nikâha, aile hayatına verdiği önemi gösterir. Nice konuları kısaca izah eden, bazı farz ve haramları bir-iki âyetle belirten Kur'an, aile hayatı, geçim, eşlerin birbirine ve çocuklarına karşı haklarını, görevlerini, birbirleriyle ilişkilerini uzun uzun ele almış ve yuvanın huzuru için gerekli prensipleri tafsilâtlı şekilde açıklamıştır.
[21] "Nikâh" Kelimesinin Geçtiği Âyetler (23 Yerde): 2/Bakara, 221, 221, 230, 232, 235, 237; 4/Nisâ, 3, 6, 22, 22, 25, 25, 127; 24/Nûr, 3, 3, 32, 33, 60; 28/Kasas, 27; 33/Ahzâb, 49, 50, 53; 60/Mümtehıne, 10.
[22] "Zevc-Zevce" Kelimesinin Geçtiği Âyetler (81 Yerde): 2/Bakara, 25; 35, 102, 230, 232, 234, 240, 240; 3/Âl-i İmrân, 15; 4/Nisâ, 1, 12, 20, 20, 57; 6/En'âm, 139, 143; 7/A'râf, 19, 189; 9/Tevbe, 24; 11/Hûd, 40; 13/Ra'd, 3, 23, 38; 15/Hicr, 88; 16/Nahl, 72, 72; 20/Tâhâ, 53, 117, 131; 21/Enbiyâ, 90; 22/Hacc, 5; 23/Mü'minûn, 6, 27; 24/Nûr, 6; 25/Furkan, 74; 26/Şuarâ, 7, 166; 30/Rûm, 21; 31/Lokman, 10; 33/Ahzâb, 4, 6, 28, 37, 37, 37, 50, 50, 52, 53, 59; 35/Fâtır, 11; 36/Yâsin, 36, 56; 37/Sâffât, 22; 38/Sâd, 58; 39/Zümer, 6, 6; 40/Mü'min, 8; 42/Şûrâ, 11, 11, 50; 43/Zuhruf, 12, 70; 44/Duhân, 54; 50/Kaf, 7; 51/Zâriyât, 49; 52/Tûr, 20; 53/Necm, 45; 55/Rahmân, 52; 56/Vâkıa, 7; 58/Mücâdele, 1; 60/Mümtehıne, 11, 11; 64/Teğâbün, 14; 66/Tahrîm, 1, 3, 5; 70/Meâric, 30; 75/Kıyâme, 39; 78/Nebe', 8; 81/Tekvîr, 7.
[21] "Nikâh" Kelimesinin Geçtiği Âyetler (23 Yerde): 2/Bakara, 221, 221, 230, 232, 235, 237; 4/Nisâ, 3, 6, 22, 22, 25, 25, 127; 24/Nûr, 3, 3, 32, 33, 60; 28/Kasas, 27; 33/Ahzâb, 49, 50, 53; 60/Mümtehıne, 10.
[22] "Zevc-Zevce" Kelimesinin Geçtiği Âyetler (81 Yerde): 2/Bakara, 25; 35, 102, 230, 232, 234, 240, 240; 3/Âl-i İmrân, 15; 4/Nisâ, 1, 12, 20, 20, 57; 6/En'âm, 139, 143; 7/A'râf, 19, 189; 9/Tevbe, 24; 11/Hûd, 40; 13/Ra'd, 3, 23, 38; 15/Hicr, 88; 16/Nahl, 72, 72; 20/Tâhâ, 53, 117, 131; 21/Enbiyâ, 90; 22/Hacc, 5; 23/Mü'minûn, 6, 27; 24/Nûr, 6; 25/Furkan, 74; 26/Şuarâ, 7, 166; 30/Rûm, 21; 31/Lokman, 10; 33/Ahzâb, 4, 6, 28, 37, 37, 37, 50, 50, 52, 53, 59; 35/Fâtır, 11; 36/Yâsin, 36, 56; 37/Sâffât, 22; 38/Sâd, 58; 39/Zümer, 6, 6; 40/Mü'min, 8; 42/Şûrâ, 11, 11, 50; 43/Zuhruf, 12, 70; 44/Duhân, 54; 50/Kaf, 7; 51/Zâriyât, 49; 52/Tûr, 20; 53/Necm, 45; 55/Rahmân, 52; 56/Vâkıa, 7; 58/Mücâdele, 1; 60/Mümtehıne, 11, 11; 64/Teğâbün, 14; 66/Tahrîm, 1, 3, 5; 70/Meâric, 30; 75/Kıyâme, 39; 78/Nebe', 8; 81/Tekvîr, 7.
Cuma, Mart 30, 2012 | Etiketler: İSLAMDA YAŞAM, KUR'AN KERİM BİLGİLERİ | 0 Comments
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
- '''dua'''
- '''efendimizin isimleri'''
- ****Her Zorluğun Yanında Bir Kolaylık Muhakkak var***
- ***CUMA BEREKETLİ
- ***CUMANIZ HAYR OLSUN***
- ***Güzeller güzelini anan her söz güzelleşir...
- ***Hamd duası***
- ***PEYGAMBER EFENDİMİZDEN 21 ALTIN TAVSİYE***
- ***Rabbin sana küsmedi***
- 11 KADININ HİKAYESİ
- 18 mart çanakkale şehitleri anma sözleri
- 2 Hadis-i Şerif
- 2 MİLYON SEVAP KAZANDIRAN DUA
- 3 Hadis-i Şerif »¦... Af Ve Mağfiret ...¦»
- 3 Hadis-i Şerif »¦... Allah´ın(c.c.) Sıfatları
- 3 Hadis-i Şerif »¦... İddet ve İstibra ...¦»
- 3 Hadis-i Şerif »¦... Misafirlik(Ziyafet) Bölümü ...¦»
- 3 Hadis-i Şerif »¦... Sabır .
- 40 Ayet de Mutluluğun Formülü
- 5 Ayet
- 5 Hadis
- 7 AYETLER
- 70 MELEGİN 1000 SABAH SEVAP YAZACAGI SALAVAT
- 70 MELEK AMİN DER
- 70 MİLYAR HASENE KAZANDIRAN DUA
- 70BİN MELEK AKSAMA KADAR DUA EDER
- a. karasu
- ABDEST
- ABDEST DUALARI
- abdest nasıl alınır
- Abdest ve Şartları
- ABDULKADİR GEYLANİ HAZRETLERİ
- ABDULKADİR GEYLANİ HAZRETLERİ NİN NASR DUASI
- abdurrahmanonul
- adak
- AFFETMEK
- AĞRI VE SANCILARA DUALAR
- AHİRETTE SENİ KURTARACAK BİR ESERİN OLMADIĞI TAKTİRDE
- AİLE GEÇİMSİZLİĞİNE DUALAR
- aile hayatı
- AKIBET HAYROLA***
- ALACAK İÇİN DUALAR
- ALKOL BIRAKTIRMAK İÇİN
- ALLAH DOSTLARINDAN DUALAR
- ALLAH SEVGİSİNİ KAZANMAK İCİN DUA
- ALLAH-U TEALA’YA COŞKULU BİR SEVGİ İLE BAĞLANMAK
- Allah’ı merak eden çocuğun soruları
- Allah'ım Sana'dır Dualarım
- ALLAHA SIGINMA DUASI
- ALLAHA SIGINMAK
- ALLAHIN 99 İSMİ ZİKİR SAYILARI
- ALLAHIN İSİMLERİ
- ALLAHIN İSİMLERİYLE DUA
- ALLAHIN İSİMLERİYLE HAYATIN KOLAYLASMASI
- AMME SURESİ
- Anlamlı Berat Kandili Sözleri
- Anlamlı Cuma Sözleri
- Anlamlı Kadir Gecesi Sözleri
- Anlamlı Mevlana Mesajlari
- Anlamlı Mevlana Sözleri
- Anlamlı Ramazan Bayramı Sözleri
- Anlamlı Sözler
- anne adaylarına yapılacaklar listesi
- ARADIĞINI BULMAK İÇİN DUALAR
- ARKAPLAN VE RESİMLERİ
- ARZU ETTİGİMİZ HER SEY İCİN OKUNABİLECEK DUA
- Aşık etme duaları
- AŞKI MUHABBET
- AŞURE GÜNÜ DUASI
- Ayet
- AYET VE HADİSLERLE ORUCUN FAZİLETLERİ
- AYET-EL KÛRSİ ve " ÇOK ÖZEL FORMÜLÜ "DİLEK MURAT HER DERDE DEVA BİR OKUMA
- ayetel kursi
- AYETLER MEAL VE TEFSİR
- AYETLERİN FAZİLETİ
- BAĞLILIK DUALARI
- bakara suresi
- balın faydaları
- BANA ALLAH YETER
- BARIŞTIRMA DUALARI
- Bas agrisinda okunacak dua
- bayram sözleri
- Bedava Berat Kandili Sözleri
- Bedava Ramazan Bayramı Sözleri
- BEKARLAR İCİN DUA
- BELADAN KURTULMA DUASI
- BERAT KANDİLİ
- BERAT KANDİLİ DUASI
- BERAT KANDİLİNDE NELER YAPILMALI
- BERAT KANDİLİNDE OKUNACAK DUALAR
- Bereket duaları
- BESMELE'İ ŞERİFİN BÜYÜK DİLEK DUASI
- BİR CAY KASIGI YAG
- BİR HADÎS
- BİR TUGLA DA SEN KOY
- birini kendinden soğutma duası
- Birşeyin kaybolduğu veya bir kimse ile buluşmak istediğin zaman
- Biyografi
- blogger
- bol rızık için
- BORÇTAN KURTULMAK İÇİN DUALAR
- Boykotlar
- Bu dünya hayatı
- BURÇLAR GÖRE ESMALAR
- BURUN KANAMASI
- BÜYÜ ÇÖZME DUALARI
- BÜYÜDEN KORUNMA DUALARI
- BÜYÜK DUALAR
- BÜYÜK GÜNAHLARDAN KORUNMA
- camiler
- categorys
- CEBRAİL
- CEBRAİLİN YERYÜZÜNE HIZLI İNİSİ
- Cenab-ı Hakk'ın hangi ismine aynasınız?
- cennet
- Cennette Suretlenecek Faziletli Ameller
- CİLT GÜZELLİĞİ İÇİN DUA
- CİLT HASTALIKLARINA DUA
- Cin musallatında okunan dualar
- CİNSEL İLİSKİYE GİRERKEN DUA
- corek otu
- cubbeli-ahmet-hoca-sohbetleri
- CUM'ANIN FAZİLETİ
- cuma duası
- cuma gecesi mesajları
- CUMA GÜNÜ
- cuma günü duaları
- cuma günü için mesajlar
- cuma günü mesajları
- cuma günü sözleri
- Cuma Mesajları
- cuma namazı mesajları
- Cuma Sms'leri
- Cuma Sözleri
- CUMARTESİ
- CÜBBELİ AHMET HOCA
- Cüneydi Bağdadi Hazretleri'nin Duası
- cüz cüz kuran dinle
- çabuk evlilik için dua
- çanakkale
- çanakkale şehitleri
- Çapkın erkekleri eve bağlayan dua
- ÇARESİZ HASTALIKLARA DUA
- Çetin Dağ
- çiçeğin duası
- ÇOCUĞUMUZA İSİM KOYMADA DİKKAT EDİLECEK ÖLÇÜLER
- ÇOCUK OLMASI İÇİN DUALAR
- Çok Güzel Cuma Sözleri
- Çok Güzel Mevlana Sözleri
- dargınları barıştırmak için dua
- DARGINLARIN BARIŞMASI İÇİN DUA
- dedikoduyu önleyen dua
- DEĞERLİ DUALAR
- DEPREM DUASI
- DEPREMDEN KORUNMAK İÇİN DUA
- DEPRESYONA KARSI DUA
- dert bela gelince
- diger-muzikler
- dilek duaları
- DİLEK DUALARI
- DİLEKLER İÇİN DUALAR
- din egitimi.tefekkür.islam
- DİNİ BİLGİLER
- Dini Günler
- dini hikaye
- dini hikayeler
- DİNİ HİKAYELER
- DİNİ HİKÂYELER
- dini Kadir Gecesi Sözleri
- Dini Program
- dini resimler
- dini sinema izle
- dini sözler
- dini videolar
- dini-programlar
- DORT SUAL
- DUA
- dua adabı
- Dua dilencisi
- dua etmek
- Dua Hakkındaki Hadisler
- dua istemek
- Dua konusuna bir hazırlık...
- dua nasıl olmalı
- DUA ÖRNEKLERİ
- DUA VE DUA ADABI
- Dualar
- Duaların Hikmeti...
- duanın amacı
- duanın anlamı
- DUANIN KABUL EDİLMESİ DURUMUNDA OKUNACAK DUA
- DUANIN KABUL OLUNACAGI ZAMANLAR
- duanın önemi
- Duayı yaşamak
- dunyevi-kisisel
- DURSUN ALİ ERZİNCANLI
- DÜŞMANA GALİP GELMEK İÇİN DUALAR
- e kitap atölyesi
- EFENDİMİZ'DEN ÖĞÜTLER VE BİR DUA...
- Efendimizden 20 Altin tavsiye
- ehli sünnet itikadı
- el kahhar
- EL-MUHEYMİN
- Emine kaya
- En büyük kişisel gelişim kitabı
- en düzel dualar
- EN GUZEL CUMA MESAJLARI
- EN GUZEL İSİMLER ALLAHINDIR
- En Güzel Berat Kandili İle İlgili Sözler
- En Güzel Cuma Sözleri
- en güzel dua
- en güzel dualar
- En Güzel Kadir Gecesi Sözleri
- En Güzel Mevlana Sözleri
- En Güzel Ramazan Bayramı İle İlgili Sözler
- EN MÜKEMMEL ORUÇ
- eskiler
- ESMA-ÜL HÜSNA ALLAHIN EN GÜZEL İSİMLERİ
- ESMALAR
- ESMALARIN FAZİLETİ
- ESMAUL HUSNA
- Esmaü’l Hüsna Hazinesi
- ESMAÜL HÜSNA'NIN FAZİLETLERİ
- eş
- Etkileyici Berat Kandili Mesajları
- Etkileyici Cuma Sözleri
- Etkileyici Kadir
- Etkileyici Mevlana Sözleri
- Etkileyici Ramazan Bayramı Mesajları
- EVİNİ TERK EDENİ GERİ GETİRMEK İÇİN
- EVLENMEK İÇİN DUALAR
- Evlilik
- EVLİLİK DUALARI
- EVLİLİK DUASI
- Evliyaların Dilek Duası
- EVRAD-I BAHAİYYE
- FAKİRLİKTEN KURTARAN DUALAR
- FATIR SURESİ
- Fatır Suresinin Faziletleri
- Fatir Suresi Anlamı
- Fatir Suresi Latin Harflerle Okunusu
- FAZİLETLİ AMELLER
- FELAK SURESİ
- FETVALAR
- Fıkhu's-Sahabe
- FİTNEDEN KORUNMAK İCİN DUA
- Full Berat Kandili Sözleri
- Full Cuma Sözleri
- Full Ramazan Bayramı Sözleri
- Gezi-Yorum
- GIYBET YAPANIN OKUYACAGI DUA
- GIYBETTEN DOLAYI ALLAH’IN AFFI İCİN OKUNACAK DUA
- giysi yardımı
- GONULLU
- gönül almak
- GÖZ AĞRISINA DUA
- GUNYETÜ'T TALİBİN
- gusul
- gusul abdesti
- guzelilahiler
- Gülmekten Öleceksiniz
- GÜNCEL HABERLER
- GÜNLÜĞÜM
- günün duası
- Güzel Berat Kandili Sms'leri
- güzel dini vecizeler
- güzel dualar
- Güzel Sözler
- güzel yazılar
- Güzelleşmek için Hz.Yusuf'un Duası
- HABERLER
- HABERLER VE GÜNDEMDEN
- HACET DUALARI
- HACET NAMAZLARI
- hadis
- Hadis den Dualar
- Hadis-i Şerifler
- HÂDİS-İ ŞERİFLER
- HADİSİ ŞERİFLER
- hadisler
- Hadislerde cihada teşvik var mıdır
- HAFIZAYI GÜÇLENDİRMEK İÇİN DUALAR
- HALİL İBRAHİM BEREKETİ
- HANIM SAHABİLER
- Harika Cuma Sözleri
- Harika Kadir Gecesi Sözleri
- hasandursun
- HASR SURESİNİN SON 3 AYETİ
- Hastalıklardan Korunmak İcin
- HATMİ ENBİYA
- HAVAS BÖLÜMÜ
- HAYATIN ANLAMI
- HAYATIN İÇİNDEN
- Hayatu’s-Sahabe
- HAYIR İSLERİ
- Hayırlı Kandiller
- HAYIRLI EVLİLİK İÇİN DUALAR
- HAYIRLI İS HAYATI İCİN DUA
- HAYIRLISINI İSTEME DUASI
- HAZRETİ AİSE
- hazreti aisenin dilinden peygamberimiz
- HAZRETİ MEVLANA
- HAZRETİ MUHAMMED (S.A.V)
- HAZRETİ MUSA
- HER DERDE DERMAN DUALAR
- HER GUN NASIL DUA ETMELİ
- HER GÜN BİR DUA
- her güne bir dua
- HER NAMAZDAN SONRA OKUNACAK TESBİHAT
- HER RAMAZAN GECESİ KILINAN NAMAZLARIN FAZİLETLERİ
- HIC KIMSEYE MUHTAC OLMAMAK ICIN DUA
- HIDIRELLEZ
- HIRSIZI RÜYADA GÖRMEK İÇİN DUA
- HIZIR ALEYHİSSELAM’IN OKUDUĞU VİRD
- Hic Kimseye Muhtac Olmamak İcin Okunacak Allah’ın İsimleri
- hikayeler
- HİKAYELER
- Hilmi Kemal
- HİZBUL HZ. YUSUF
- huzur
- Hz. Ebubekir (R.A) ile Hz. Ali (R.A)'nin Münazarası
- HZ. MUHAMMEDİN HAYATI (S.A.S) SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ
- HZ.EBUBEKİR
- HZ.EBUBEKİR'İN DUASI
- HZ.NUH
- İBLİS PYEGAMBERİMİZİN HUZURUNA GELİR
- ibni sina
- ibni sina özlü sözleri
- ibni sina sözleri
- İÇKİDEN KURTULMAK İÇİN DUALAR
- iftar
- İFTAR DUASI
- İHLASIN FAZİLETİ
- İHYA İLİM HİZMET VE YARDIMLASMA VAKFI
- İLMİHAL BİLGİLERİ
- İMAN İLE VEFAT ETMEK İCİN OKUNACAK DUA
- İMANIN HAKİKATİNE ULASMAK İCİN DUA
- İNSANLARIN HİLESİNDEN KORUNMAK İCİN DUA
- İnsirah suresi
- İS HAYATI İLE İLGİLİ DUALAR
- İS HAYATINDA BASARI İCİN DUA
- İS İLE İLGİLİ DUA
- İsa (A.S.) bu mübarek duayı okur
- İsa Demir
- islam ahlakı
- islam ahlakı kitap
- islam sözleri
- islamda aile
- İSLAMDA AİLE
- islamda evlilik
- İSLAMDA KADIN
- İSLAMDA YAŞAM
- İSLAMİ BİLGİLER
- islami hikayeler
- İslami mobil programlar
- islami resimler
- islami sözler
- İslami Tedaviler
- İSMİ CELİL
- İSMİ-ÂZAM DUALARI
- İstemediğin birini uzaklaştırmak için dua
- istigfar
- İSTİHARE
- İŞ YERİNDE MÜŞTERİ ARTMASI İÇİN CELBİYE
- İŞE GİRMEK İÇİN DUALAR
- İŞSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN DUALAR
- iyilik
- Kabe Resimleri...
- KABİR AZABINDAN KURTULMAK İÇİN DUALAR
- kabir ziyareti
- kabir ziyaretinde okunacak dualar
- KABUL OLMAYAN DUALAR SONRASINDA EDİLECEK DUA
- KABUL OLMAYAN DUALARIN KABULU İCİN NELER YAPMALI
- KAÇMIŞI GERİ DÖNDÜRMEK
- kader
- kadere iman
- kadıkoy
- kadin-aile
- Kadir Gecesi Mesajları
- Kadir Gecesi Sözleri
- Kalbimden Aksedenler
- Kalbin İlacı Zikrin Nurudur
- kalp kırmak
- kandiller
- KANSERLİLER İÇİN ŞİFA NAMAZI
- kavuşturan dua
- KAYBEDİLENDEN DAHA İYİSİNE SAHİP OLMAK İCİN OKUNACAK DUA
- KAYBETTİGİNİ BULMAK İCİN DUA
- KAYBOLAN BİR ŞEYİ BULMAK İÇİN
- kaynaklar
- kaynakli-hadisler
- kazancın bol ve bereketli olması ıcın
- KEDERİ VE ÜZÜNTÜYÜ GİDERMEK İÇİN DUALAR
- KEKEMELERE ŞİFA DUALAR
- KIRK DEFA HAC SEVABI OLAN DUA
- Kısa
- Kısa Sözler
- KISMET AÇMAK İÇİN DUALAR
- kıssa
- KISSADAN HİSSELER
- kıssalar
- KIYAMET
- KİSİ KİSİNİN AYNASIDIR
- KİTAP TAVSİYELERİM
- Korkunca Okunacak Dualar
- korkunun resmi
- KORKUYU YENMEK İÇİN DUA
- KORUNMA DUALARI
- korunma duası
- kötü insanlardan korunmak için dua
- kul hakkı
- KULAK AĞRISINA DUALAR
- Kulluk görevlerini yerine getirmek de zorlananlara dua
- KUMAR VE KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN KURTULMAK İÇİN DUALAR
- KUR'AN AYETLERİ
- KUR'AN KERİM BİLGİLERİ
- KUR’ÂN OKURKEN
- Kur'an'ı Anlamak İçin Nasıl Okumalıyız?
- Kuran
- kuran ayetleri
- KURANA GÖRE HAREKET ETMEK
- KURANA GÖRE YASAMAK
- KURANI ANLAMAK İCİN
- kuranikerim
- kurban
- KUSUN 3 OGUDU
- kutlu dogum haftası
- kutlu dogum haftası 2014
- Kutub-i Sitte
- KÜS OLDUĞUNUZ SEVDİKLERİNİZİN SİZİ ARAMASI İÇİN DUA:
- küsleri barıştırmak için dua
- LOKMAN SURESİ
- LOSEV
- MADDİ SIKINTIYI GİDEREN DUALAR
- MADENCİLER İCİN DUA
- Mahmut Esat TOZAL
- Makaleler
- MALIN SATILMASI İÇİN DUALAR
- manevi huzur
- MANEVİYAT
- mazlum duası
- MEHMET EMİN AY DİNLE
- melekler
- MERAK EDİLEN KONULAR
- mesajlar
- MESAJLAR VE RESİMLER
- Mesut Altun
- MEVKİ KAZANDIRAN DUALAR
- Mevlana Sözleri
- Mevlana'dan Dualar
- mezar taşlarının sessizliği bizi aldatmamalı
- Mobil e kitap
- Mobil e kitap okuyucu
- Mobil program
- MUAVVİZETEYN
- MUAVVİZETEYN FAZİLETLERİ
- MUAVVİZETEYN SURELERİ
- Muaz ibni Cebel Radiyallâhu Anh anlatıyor
- mubarek-gun-ve-geceler
- MUHABBET DUALARI
- MUHARREM AYI VE AŞURA GÜNÜ DUASI
- muhtelif-videosohbetler
- Murada Kolay Ermek İçin
- MURAT DUALARI
- MUTLU AİLE
- MUTLU BASARILI VE ANLAMLI BİR YASAM İCİN ONCE AİLE
- MUTLU İLİSKİ İCİN DUA
- Mutluluğun formülü 40 ayette saklı
- Mübarek Cuma'nızı en kalbi duygularımla tebrik ediyor
- MÜBAREK GÜN VE GECELERDE OKUNACAK DUA
- MÜBİN DUASI
- mümin kardeşine dua
- MÜŞKÜLLERİN HALLİ İÇİN DUALAR
- nafile ibadetler
- NAFİLE NAMAZLAR
- NAMAZ
- namaz nedir?
- Namaz Vakitleri
- namaz-sure-ve-dualari
- NAMAZ. RAMAZAN.ORUÇ
- namaz.tesbih
- Namazda 2 Yerde Asla Gafİl Olmamali
- namazlardan sonra tesbihat
- NAS SURESİ
- nasıl dua edilir
- nasıl dua etmeli
- NAZARA KARŞI DUALAR
- NAZARDAN KORUNMAK İÇİN DUALAR
- NEBE SURESİ
- NEBE SURESİ FAZİLETLERİ
- Necip Fazıl Kısakürek Güzel Sözleri
- Necip Fazıl Kısakürek Sözleri
- NİHAT HATİPOGLU
- niyet
- NİYET DUALARI
- NUH TUFANI
- Nurlanmak
- Nurun nübüvvet duası
- NÜBÜVVET DUASI
- NÜBÜVVET VİRDİ
- OKUNACAK DUALAR
- OLULER İCİN OKUNACAK DUA
- On bir ayın sultanı Ramazan
- Onbir ayın sultanı Ramazan
- ORUC
- ORUCUN BEDENE SAGLADIGI FAYDALAR
- Orucun ve Ramazan ayının fazileti
- oruç
- Oruç Niyeti
- OSMANLI PADİŞAHLARI
- OSMANLI TARİHİ
- ölüleri diriltirdi
- ÖLÜM HAKKINDA
- özel bilgiler
- ÖZEL DUALAR
- özel gece namazları
- ÖZEL NAMAZLAR
- parasız kalmamak için dualar
- PAZAR
- PC E Kitap
- PC Eğitim
- perşembe
- PERŞEMBE GÜNÜ
- PERŞEMBE GÜNÜ DUALARI
- PEYGAMBER EFENDİMİZDEN (sav) 10 (on) Nasihat
- PEYGAMBER EFENDİMİZİ(S.A.V)rüyada görmek için
- Peygamber efendimizin çok okuduğu dualardan
- PEYGAMBERİMİZ GİBİ YASAMAK
- PEYGAMBERİMİZDEN DUALAR
- PEYGAMBERLER
- rahmet hazineleri
- Ramazan
- Ramazan Ayında Yapılacak Bazı Dua ve İbadetler
- Ramazan Duaları
- Ramazan Haberleri
- Ramazan Hadisleri
- Ramazan orucu için niyet nasıl yapılır
- ramazan sözleri
- Ramazan ve İsraf
- RAMAZAN YARDIMLARI
- RAMAZANDA HER GUN YASİN
- RAMAZANDA OKUNACAK EN GÜZEL DUALAR
- RAMAZANDA YAPILACAK İBADETLER
- ramazanı şerif sözleri
- RASÛLULLAH'IN ÖĞRETTİĞİ ÇOK ÖZEL DUALAR
- regaib-kandili-2013
- REGAİP
- REGAİP KANDİLİ DUASI
- REGAİP KANDİLİ FAZİLETİ
- REGAİP KANDİLİ NAMAZI
- REGAİP KANDİLİNDE NELER YAPMALI
- RIZIK DUALARI
- risale-i nurdan vecizeler-sözler
- Ruh ve sinir hastalıklarına okunacak dualar
- RÜYADA İSTEDİĞİNİ GÖRMEK İÇİN DUALAR
- RÜYADA KÂBUS GÖRMEMEK İÇİN DUA
- sabah akşam duaları
- SADAKA İLE İLGİLİ HADİSLER
- Sadaka ve Nafaka
- saglık
- SAGLIK
- SAĞLIK
- SAHABE-İ GÜZİN EFENDİLERİMİZ
- sahur
- SAİD ALPSOY
- said nursi mesajları
- said nursi sözleri
- said nursi sözleri anlamlı
- said nursi sözleri dini
- said nursi sözleri facebook
- SALAVAT DUALARI
- Salavat getirilecek yer ve zamanlar
- salavatı şerife
- Salavatlar
- Salavatlar ve Faydaları
- SALI GUNU
- SANAT DÜNYASINDAN
- SECDE SURESİ
- SECDE SURESİ ANLAMI
- SECDE SURESİ FAZİLETLERİ
- SECDE SURESİ LATİN OKUNUSU
- Selâm Olsun O Müjdeciye
- selam sana ya rasulallah
- SELATEN TUNCİNA
- SELATİ TEFRİCİYE
- Sen Âyetelkursi’den nerdesin.
- Sen kimsin?...
- SENE BAŞI DUASI
- SENE SONU DUASI
- Sevap Kazanmak İsteyenlere...
- SEVDİGİNE KAVUSMAK İCİN DUA
- SEVDİGİNLE MUTLU OLMAK İCİN DUA
- sevdiğini geri getirmek ve başka isteklerimiz için
- SEYTANDAN ALLAHA SIGINMAK
- SEYTANDAN UZAK NESİL İCİN DUA
- SEYTANIN SEVDİGİ VE SEVMEDİGİ İNSANLAR
- SEYYİD ANBULKADİR GEYLANİ
- SIKINTIDAN KURTULMAK İÇİN DUALAR
- SIKINTILI ANLARDA NE YAPMALI
- SINAVLARDA BAŞARILI OLMAK İÇİN DUALAR
- SIRRUL RÛHANİYET KEŞFÜ'L GAYB DUASI
- SİHİR VAR MI ÖĞRENİN
- SİRKE DUSMEMEK İCİN OKUNACAK DUA
- SİVİLCE ÇIBAN DUASI
- Sivrisinek ve Prof. Dr. Galin Biserof Asenof'un keşfi
- SİZE KÖTÜ DAVRANANI DÜZELTMEK İÇİN
- sofilere-ozel
- sohbet videoları
- SOHBET VİDEOLARI
- SOMA
- SOMADAKİ İŞÇİLER İÇİN DUA
- soru-cevap
- STRESLERİ GİDEREN DUA
- subhanallahi ve bi-hamdihi
- sucan
- SUKUR DUALARI
- SUMBUL EFENDİ CAMİİ YARDIM
- SUMBUL EFENDİ EGİTİM VAKFI
- sunnet
- SURELER
- SURELER VE DUALAR
- SURELERİN FAZİLETİ
- SURELERİN VE AYETLERİN FAZİLETİ
- Sünnet Olan Gusüller
- Şevval Ayı
- ŞİDDET VE HAKSIZLIĞIN KALKMASI İÇİN DUALAR
- ŞİFA AYETLERİ
- şifa duaları
- ŞİFA DUALARI
- şifa için dua
- ŞİFALI BİTKİLER
- şifs bulmak için dua
- Şu insanlar perişan olsun .hadis
- TABERİ TEFSİRİ
- TECDİD-İ İMAN
- TECDİD-İ NİKAH
- TEFEKKUR
- TEMBELLERE DUA
- TERAVİH NAMAZININ FAZİLETLERİ
- Teravih namazının günlere göre ayrı ayrı fazileti vardır
- Tesbih Namazı
- TESBİH NAMAZI
- TESBİHAT
- tevbe namazı nasıl kılınır
- TILSIMLAR
- Timur Osmanoğlu
- TÖVBE DUASI
- tövbe namazı
- TÖVBE VE İSTİĞFAR DUALARI
- turbe ziyareti
- TÜRKÇE DUA
- uhrevi-kisisel
- UNUTKANLIĞI GİDERMEK İÇİN DUALAR
- Uykuda Dehşete Düşenler
- UYKUSUZLUK İCİN DUA
- UYKUSUZLUK İÇİN DUALAR
- Uyuşturucu alkol ve zinayı bıraktıran dualar
- ÜÇ AYLARIN TOPLUM HAYATINDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
- Üç ayların faziletleri
- Ünlü Sözleri
- Vahyi anlamaya dair
- veda hutbesi
- VESVESEDEN KURTULMAK İÇİN DUALAR
- VEYSEL KARANİ
- VEYSEL KARANİ DUASI
- VİDEO
- video-dualar
- video-sureler
- Ya Kahhar
- yalnızca bir oyun ve eğlence
- yalnızlıktan kurtaran dualar
- yaramaz çocuklar için dua
- yardım yapılacak yerler
- YARDIMLASMA
- yasin suresi
- YASİNİ ŞERİFİN OKUMA ŞEKİLLERİ
- YEMEK TARİFLERİ
- yeni dualar
- YENİ İSE GİRERKEN OKUNACAK DUA
- YENİ OLEN KİSİYE OKUNACAK DUA
- yeni resimler
- YERİ GÖĞÜ TİTRETEN SIKINTILARI BELALARI DEF EDEN DUA
- Yıldız saatleri
- YİTİĞİ BULMAK İÇİN
- yolumuzu-aydinlatanlar
- YORGUNLUGA KARSI DUA
- YUSUF SURESİ
- YUsuf Suresinin Fazileti Hakkında Hadisi Serifler
- yusuf suresinin faziletleri
- YÜZ GÜZELLİĞİ İÇİN DUA
- Zafer Yıldız
- zalimin zulmü
- ZALİMLERE KARŞI YARDIM DUASI
- ZARARA UGRAYAN İCİN DUA
- ZAYIFLAMAK İÇİN DUA
- zengin olmak için dua
- ZENGİNLİK İÇİN DUALAR
- ZİHİN AÇMAK İÇİN DUALAR
- ZİKİR SAYILARI
- ZİKİRLER
- Zikirlerin Önemi
- zikirli-ilahiler
- ZİNAYI ÖNLEME DUASI
- ZOR GUNLERİ HAYIRLISIYLA ATLATMAK İCİN DUA
- zulmün resmi
- ZULÜM EDENLERİ YOLA GETİREN DUALAR



